0-3 Yaşta Algı Gelişimi
Bebeklerde algı gelişimi bebeğin çevreyle etkileşimi boyunca gelişmektedir. Bebeklerin algısal yetenekleri üzerinde yapılan çalışmalarda, bebeğin doğum sırasında veya yaşamın ilk haftalarında gözlerini odaklaştırabildiğini, hareket eden bir nesneyi takip edebildiğini, çoğu sesleri duyabildiğini göstermektedir. Bu, bebeğe etrafındakilerle ilişkiye girebilme fırsatını verir. Aynı zamanda çevresindeki nesnelerle tepki vermesini sağlar. Örneğin; anneyi diğer insanlardan ayırt edebilmesi, gördüğü yüzler arasındaki farkları ve yüzdeki ifade faklarına da dikkat etmeye başlarlar. İnsan konuşmasındaki bütün sesleri hemen ayırt edebilirler.
- Derinlik Algısı: Derinlik algısı, nesnelerin birbirinden ve kendimizden uzaklığına karar verme yeteneğidir. Nesnelere ulaşmak için bebeklerin derinlik algısına sahip olmaları gerekmektedir. Derinlik algısı, onları mobilyaya çarpma veya merdivenden düşme gibi kazalardan korumaya yardım eder. Derinlik algısıyla ilgili ilk çalışma görsel uçurum adlı çalışmadır. İnsanlar nesnelerin birbirine göre olan uzaklıklarını değerlendirebilir ve nesneleri üç boyutlu uzay içinde görebilirler. İnsanlar derinlikle ilgili çok sayıda ipucundan yararlanırlar. Bu ipuçlarından çoğu için sadece bir göz yeterlidir, bunlara monoküler ipuçları denir. Diğer ipuçları ise iki gözün birlikte kullanılmasını gerektirir, bunlarda derinliğin binoküler ipuçları denir.
- Desen Algısı: Yeni doğanların karışık yüz figürü ya da bir insan yüzü çizildiğinde bu desenlere baktığı görülmüştür. Yapılan birçok çalışmada bebeklerin büyüdükçe daha karmaşık desenleri tercih ettikleri ortaya çıkmıştır. Örnek olarak siyah-beyaz, büyük-küçük kareler olan kartlar gösterildiğinde 3 haftalık bebeklerin uzun süreli olarak büyük karelere baktıkları, 8-14 haftalıkların ise siyah kareleri daha çok tercih ettikleri görülmüştür.

Bu yaşlarda algı giderek hızlı bir gelişim göstermektedir. Tüm duyuların gelişiminde bazı temel değişimler görülür. Seçicilik, ayırt etme becerisinin gelişimi, nesne değişmezliği ve kalıcılığı, benmerkezcilikte azalma bu dönemde daha belirgin bir gelişme gösterir.
- Seçicilik: Kişi çevresindeki her uyarıcının hepsine birden yönelemez. Öncelikle onun için daha önemli olan uyarıcılara yönelir. Seçicilik, algının sürekli olarak gelişim gösteren bir özelliğidir. Çocuk büyüdükçe hem onun için önemli olan uyarıcılara hem de uyarıcıları birbirinden ayırt etmeyi sağlayacak belirgin özelliklere yönelmeyi öğrenir. Fazla ve gereksiz bilgileri önemsememeye başlar.
- Ayırt Etme Becerisinin Gelişimi: Çocuklar 3 yaşlarından sonra nesneleri belirleyen temel nitelikleri ayırt etmeye başlarlar. Nesneleri görüntüsüyle davranış özelliklerine göre ayırt etme 5 yaşına kadar gelişir.
- Nesne Değişmezliği ve Kalıcılığı: Farklı durumlarda görülen insan veya nesnenin aynı nesne ya da insan olarak algılanması nesne değişmezliğidir. Bunlardan ilk olan şekil değişmezliği, çocuklarda öğrenme sonucu gelişir ve netleşir. Buradaki öğrenme, çocuğun nesneleri eline alıp her açıdan gözlemleyip keşfetmesiyle olur. Nesne kalıcılığı, çocuğun görsel algılamasının dışındaki nesnelerin de varlığını kabul etmesidir. Çocuğun kendi yaşadığı çevreden, şehirden ya da ülkeden başka şehir/ülkelerin var olduğunu kabul etmesi gibidir.
- Benmerkezcilikte Azalma: Algı gelişimindeki en temel farklardan biri de çocuğun yaşı büyüdükçe dünyaya bakış açısında değişimler olmasıdır. ‘Egosantrizm’ olarak da bilinen benmerkezcilik, çocuğun yaşı büyüdükçe azalır. Ama etkisini de sürdürmeye devam eder.
Uzman Öğretici
Yasemin Funda Aydın
